| |
(Maçka 1895 - Azerbaycan ? )
(Edebiyatçı - Şair - Gazeteci)
Es’âd Ömer Eyyûbî, 1895 yılında Trabzon İli Maçka İlçesi Bahçekaya (Olasa) Köyü’nde dünyaya geldi. Babası Eyyûb-zâde Ömer Efendi’ dir.
Maçka İstidâîsi’ nden sonra, 1907 yılında Trabzon İdâdîsi’ni girmiş, burada beş yıl kadar okuyarak memuriyet hayatına atılmıştır. 1913 yılında Maçka Bidâyet Mahkemesi Kayıt Memûrluğu, sonra da Zabıt Kâtipliği görevlerinde bulunmuştur.Birinci Dünya Savaşı’ndaki seferberlik sırasında Erzurum’a kadar giden Es’âd Ömer, izinli olarak Trabzon’a gelince, Belediye‘de ve Reji işletmesinde kâtip olarak çalıştı. Trabzon’un Rus işgâline düşmesi sırasında göç edilince, Ömer Eyyûbî İstanbul’da yedek subay eğitimine gönderildi. Ancâk, burada hastalanıp da Trabzon’a geri gönderildi ve Adliye’de “Mektûbî Kalemi Kâtipliği” nde, birkaç ay da Zeytinlik (Cudibey) Mektebi’nde vekil öğretmenlik görevinde bulundu.
Mustafa Suphi ve arkadaşlarının ortadan kaldırıldığı dönemde, Es’âd Ömer’i, İttihâd ve Terakki’nin karşıtı olan Hürriyet ve İtilâfçı örgütlenmenin içinde görüyoruz. Limân Kâyası Yahyâ’nın 12 Ocak 1922 tarihinde tutuklanarak Trabzon dışına çıkarılmasından sonra Trabzon’a gelen Tahkikat Heyeti’ne 16 Ocak 1922 tarihinde verilen veKâhyâ Yahyâ’nın Enver Paşa’yı Trabzon üzerinden Anadolu’ya geçirme teşebbüsü dahil bütün yaptıklarını şikâyet eden dilekçesinde Es’âd Ömer’in ismi de vardı.
1922 yılının baharında Rusya’ya giden Es’âd Ömer’in burada kimlerle görüştüğünü ve nerelere gittiğini bilmiyoruz ama, geri döndükten sonra 12 Nisan 1922 tarihli Güzel Trabzon) Gazetesi’nde “Batum’da On beş Gün” başlıklı bir yazısı yayımlanmış ve bundan bir ay sonra 18 Mayıs 1922 tarihinde Trabzon’da “Kahkahâ” isimli bir mîzâh gazetesi yayınlamaya başlamıştır. Rusya’dan dönüşünden sonra, etrafa Bolşeviklikle pek alâkası kalmadığı intibaı veren Es’âd Ömer, bu dönemde Trabzon’da şâir ve gazeteci kimliği ile yaşamaya başlamıştı. Bu kimlik ona Trabzon’da rahat hareket edebilme imkânı da vermişti. Özellikle Trabzon’un genç şairleri arasında kendini kabul ettirmişti. Fikirlerindeki serbestlik ve özgürlüğü ile tanındı. Bir ara millî şiirler yazmış ise de ciddî bir rehbere rastlayamadığı için zaman zaman bunalımlara düşmüştür. Kendisi hissî ve hayâlidir.
Bazı yazılarında şüphecilik fazlaca gözükür. Şiirleri Trabzon ve Giresun basınında çıkmıştır.Bu dönemde gazetecilik dışında en önemli faaliyetleri Trabzon Dâru’l-Muallimîn (öğretmen Okulu) öğrencileri ile kurduğu ilişki ve yönlendirmedir.Bu yönlendirme ile 1923 yılında Trabzon Dâru’l-Muallimîn’de boykota gidilmiştir. Es’âd Ömer, okulu terk eden ve üç gün müddetince kahvelere sığınan öğrencilerin yiyecek ve diğer ihtiyaçlarının karşılanması için halk ve esnaftan para toplama yardımı kampanyasına önderlik etmiştir. Dâru’l-Muallimînöğrencilerinden özellikle Sürmeneli Hacı Yakup oğullarından Zeki (Baştımar) ile çok özel ilgi kurarak etkisi altına almış ve fikirlerini çok ustaca ona da empoze etmiştir.Boykot olayından sonra, Zeki Baştımar, Es’âd Ömer’le olan ilişkisini daha da sıklaştırdı. Çalışkanlığı nedeni ile okul müdür Mustafa Reşîd Tarakçıoğlu, onu üçüncü sınıfta okurken kütüphane memurluğuna atamıştı. Bu görevi sırasında da Rusça’yı da öğrenme imkânı elde eden Zeki Baştımar, 1924- 1925 öğretim yılı ortalarında, Kahkahâ Gazetesi sahibi Es’âd Ömer Eyyubî ile Rusya’ya kaçmıştır. Fakat Kahkahâ Gazetesi’nin yayını ise devam etmiştir.
Ancak, Es’âd Ömer Eyyûbî’nin bu kaçışı Mustafa Kemal’in gelişinden önce mi, yoksa sonra mı olduğu tam olarak belirlenerek tarihlenememiştir.15-16 Eylül 1924 tarihlerinde Trabzon’u ilk ziyâret eden Mustafa Kemal’in gelişmelerden yeterince bilgi sahibi olması, Kahkahâ Gazetesi ve sahibi Es’âd Ömer hakkında gerekli tedbirin alınması için talimat vermiş olması ilgi çekicidir.Trabzon ziyâretinden sonra 17 Eylül’de Rize’ye giden Mustafa Kemal’in bu gezisini ve Kahkahâ gazetesi için direktiflerini M. Fahrettin Kırzıoğlu “Gazi’ninKuzey Doğu Gezileri” başlıklı yazısında şöyle anlatıyor:
“17 Eylül 1924 Çarşamba saat 14.00’te Gâzi ve mahiyyetindekiler,Hamîdiye Zırhlısı ile Trabzon’dan ayrıldılar,saat 17.00’de Rize’ye vardılar.Rize kıyısında halk, mektepliler veaskerin büyük şenlik sevgileriyle karşıladığı Cumhurbaşkanı, kendi adları verilen büyük bir çeşme ile yeni bir caddenin açılışını yaptılar. 17/18 Eylül Çarşambe/Perşembe gecesi, konuk oldukları Rizeli eşrâftan Mataracı Mehmed Bey’ n konağına geçtiler. Rize’ye çıktığı gün Gâzi, Trabzon’da neşredilen ve pek yıkıcı yayınları ile okuyucuların Cumhuriyet idâremize karşı fikrini çelmeye, gerçekte Bolşevik Ruslar’ın Bakü’de Azrbaycanlılar’a çıkarttıkları aynı addaki mizâh gazetesinin 1923’ten beri Türk nüshası olup. Perşembe günleri neşredilen haftalık ve dört sahifelik “Kahkaha” için, mahrem şifre ile Dâhiliyye Vekâleti’ne şu emri, telgrafla bildirdiler:”
Rize, 17 Eylül 1340 (1924)Dahiliyye Vekâletine- Şifre - Mahremdir.“Trabzon’da, Kahkahâ nâmındamîzâh gazetesi çıkaranlar Bolşeviktir (Komünist’tir). Orada, kimseye birşey demedim fakat, Vilâyeti idâre edenlerin gafleti, uyku hâlindedir.Alâkadar olunuz; tahkikat yapınız.Bu gazeteyi çıkaranları anlamakla beraber,gazetenin çıkmamasını te’mîn ediniz.
Gazete sahibi Erzurum Kongresi’nde düşmanlar tarafından Fransızlar ve sâire tarafından, benim teşebbüsâtımı bozmak için (Sürmene’den) murahhas sıfatını iktisâp ederek Kongreye a’zâ gönderebildikleri (avukat ve gazeteci, sonradan yüzelliliklerden olan) Ömer Fevzî (Eyüboğlu) nâmında bir alçağın akrabasındandır.”
Reîsicumhur
Gâzi Mustafa Kemal
Atatürk’ün bu emrine rağmen Kahkahâ Gazetesi’nin çıkışı altı ay daha devam etmiş ve Mart 1925’te çıkartılanTakrîr-i Sükûn Kanûnu ile kapatılmıştır. Bu kanunla Trabzon’da kapatılan diğer bir gazete ise İstikbâl olmuştur.Zeki Baştımar daha sonra Türkiye’ye geri dönmüşse de, Es’âd Ömer geri dönmemiş ve kendisinden de hiçbir haber alınamamış, neler yaptığı ve ne zaman öldüğüne dair bilgi edinilememiştir.
|