Edebiyata heves besleyen ve arûz veznini seven Süleymân Mâhir, ilk önce Trabzon’da yayımlanan “İğne” Mecmûası’nda güzel manzûmeler yazdı. Babası Ahmed Mâhir Bey’ den arûz ve Tarakçı-zâde Zühdî Efendi’den Gülistaân okudu. Birinci Dünya Savaşı’nda Trabzon’dan göç ederek âilece bulundukları Ordu, Samsun ve Merzifon’da ibtidâî öğretmenliği, âşâr kâtipliği, ziraât memûrluğu gibi hizmetlerde bulundu. Trabzon’a dönüşte mağaza açtı ve sonra da Trabzon’da asker oldu. 1922-1923 yıllarında Ali Becil’in çıkardığı Halk, Güzel Trabzon gazetesinin yazı kurulunda bulundu. Süleyman Mâhir için İhsân Hamâmîoğlu şunları söyler:
Hamsi için yazdığı nazîre meşhurdur.
Aks-i mihr ü mâh ile cem’iyyet-i elvânı var
Hamsinin deryâda gâyet muhteflem eyvânı var
Öyle bir eyvân ki anda toplanan erkân›n›n
Câlis-i evreng olan devletlû bir sultânı var
Öyle bir sultân ki hep iklîm-i bahre hükm eder
Hem vezîri hem de flanl› bin meclîs-i a’yânı var
Kâbil olmuş hamsiler âlemde meflrûtiyeti
Şüphe yok ki bizden a’lâ bir de meb’ûsânI var
Öyle pek bî-hûde sanma devlet-i hamsiyi sen
Bir karış hâki yok ammâ bir koca ummânı var
Eylemişdir terakkî sahne-i matbûâtda
Hamsi matbûâtının bizde iyi erkânı var
Âşık-i dîdârı olmak söz müdür bir baksana
Mihriyâ hamsinin billûr-vefl çeşmânı var