İlköğrenimini bitirdikten sonra,Trabzon ulemâsından Köle-zâde Hacı Süleyman Efendi’den Arapça ve Hoca Hacı Fehmi Efendi’den Farsça okudu.Trabzon Muhasebe kalemine devam etti.1278 (1862)’de Umûr-i Ticariye Kalemi Kitabetine, bir müddet sonra Batum Muhasebe Başkâtipliği’ne atandı. 1293 (1876)’de Trabzon’a döndü. Topladığı gönüllü taburu ile savaşa girdi. Bir tepeye cephane sevkinde güzel hizmetleri görüldü.
Batum’un istilası esnâsında Trabzon Vâlisi Yusuf Paşa’nın maiyetinde bulundu. Bilâhare Muş, Erzincan, Mardin sancakları muhasebeciliklerine atandı. 1305 (1887) yılına kadar orada kaldı.
İstanbul’a dönüşünde (Rus savaşlarında atanıdığı) Bahriye Nazırı Hasan Hüsnü Paşa tarafından Şûrâ-yı Bahriye Başkâtipliği’ne atandı ve vefatına kadar onbir sene bu memuriyette kaldı.
1316 (1898)’de vefât etti. Üsküdar’da Karaca Ahmed Türbesi civârına defnolundu.Trabzon şairlerinin hayatlarını yazan Trabzonlu Hamâmî-zâde İhsân Bey, Âkif Efendi’nin şiirleri hakkında sadece “Trabzon mecmualarında şiirlerine tesadüf edilir” demekle yetinmiştir.