|
|
|||||||||||||||
|
|||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||
|
› Avrupa Ressamlarını Seçiyor
› Turkuaz Sanatevi Sergisi
› Aksoyoğlu Pariste Sergi Açıyor
› Yıldırımdan Sergi Rüzgarı
› Ebru ve Minyatür Sergisi
› Şükran Üst Resim Sergisi
› Gaziantep' te Sergi Rüzgarı
› İşte Havalimiz İlgi Topladı
› Trabzon'da Türk Müziği Konseri
› Karadenizden Esintiler Sergisi
› Ahmet Kalkan Resim Sergisi
› Özlem Kadakaloğlu Sergisi
|
|||||||||||||||
|
T.D.T Yeni Sezona Hazır ![]() Ekim ayı içinde tiyatroseverlere ‘Perde’ diyecek olan Trabzon Devlet Tiyatrosu’nun çiçeği burnunda müdürü M.Fatih Dokgöz’e konuk olduk. Hoş sohbet içinde geçen söyleşimizde sorularımızı yanıtlayan Dokgöz’le tiyatroyu masaya yatırdık. Trabzon’un Türkiye’de sanatsal anlamda çok ayrı bir yeri bulunduğuna dikkat çeken Trabzon Devlet Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni M.Fatih Dokgöz, denizi ve doğasıyla cenneti andıran Karadeniz’in bu şirin iline gönülden bağlı olduğunu söyledi… M.Fatih Dokgöz kimdir? 1977 yılında Sivas’ta doğdu. 1999 yılında Ankara Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümünden mezun oldu. Aynı yıl Erzurum Devlet Tiyatrosu’nda göreve başladı. 2004 yılında Trabzon Devlet Tiyatrosu’na tayin oldu. Halen Trabzon Devlet Tiyatrosunda oyuncu ve Genel Sanat Yönetmeni olarak görev yapmaktadır. “Üç Hayat Sonra, Hepsi Oğlumdu, Fehim Paşa Konağı, Ayyar Hamza, Ayak Bacak Fabrikası, Ocak, Macbeth, Deli Dumrul ve Düğün Ya da Davul” adlı oyunlarda oynayan M.Fatih Dokgöz, ayrıca “Fırtına ve Nazlı Yarim” adlı dizilerde de görev aldı. Trabzon Göçe Dur Demeli… “ Erzurum Devlet Tiyatrosu’ndan Trabzon’a tayinim çıkınca çok sevindim. Çünkü Trabzon sanatsal anlamda Türkiye’de ayrıcalığı olan bir şehir. Bu şehirden nice ressamlar, müzisyenler, sanatçılar ve edebiyatçılar çıktı. Dolayısıyla sanat ve kültürel anlamda dolu olduğu kadar zor bir şehir de. Trabzon Devlet Tiyatrosu bu yıl 21’inci yılını kutlayacak. 20 yıl boyunca Trabzonlu sanatseverler hep yanımızda oldular. Bundan böyle de yanımızda olacaklardır. Seyirci yönünden aslında biraz problemimiz şöyle var; çok göç vermeye başladık. Aslında sadece Trabzon değil, Türkiye ve Dünya da da tiyatro seyircisinde ciddi anlamda bir kayıp var. Bunda başta global ekonomi, teknolojinin gelişmesinin yanı sıra, insanların iş hacminden yorgun gelip eve kendilerini hapsetmesi en büyük etken olarak göze çarpıyor. Bilet fiyatlarından yana bir sıkıntı olduğunu sanmıyorum çünkü, Dünyada hiç bu kadar ucuz tiyatro izleyen bir toplum yok. Bizim bütün Devlet Tiyatroları sahnelerinin fiyatları aynı ve yıllardır da zam yapılmıyor. Festival Trabzon’un Yüz Akıdır Dokuz yıldır gerçekleştirilen ve geleneksel hale gelen “Uluslar arası Karadeniz’e Kıyısı Olan Ülkeler Tiyatro Festivali”nin bu yıl 10’uncusunu düzenleyeceğiz. Bence bu festival Trabzon’un yüz aklarından birisidir. Bu yıl çok büyük sürprizler düzenleyip çeşitli aktiviteler tertip etmeyi düşünüyoruz. Ancak henüz zamanımız var aceleci davranmayacağız. Bu güne kadar bir çok ülkeyi Trabzon’a getirdik, oyunlarını tiyatroseverlere izlettirdik. Sağolsunlar bizleri bu güne kadar hiç yalnız bırakmadılar. Hepsine sizin huzurunuzda teşekkür ediyorum. Bizler festivalde Trabzon’a en uygun olan oyunları seçiyoruz. Belki ileride bir Afrika ya da bir Amerika kıtasından da ülke getirebiliriz. Çünkü festivali çocuk olarak düşünürsek bu çocuk artık git gide büyüyor. Sadece Karadeniz’e Kıyısı Olan Ülkelerle sınırlandırılmaması gerekiyor. Daha farklı kıtalardan ülkelerde konuğumuz olabilir. Burada bir teşekkür de festivali yapmamıza katkı sağlayan kurum kuruluş ve sponsorlarımıza etmek istiyorum. Başta Sayın Valimiz Nuri Okutan’a, Belediye Başkanımız Sayın Volkan Canalioğlu’na, TTSO Başkanı Şadan Eren’e, emeği geçen herkese, bilhassa salonu on beş gün boyunca hınca hınç dolduran seyircilerimize çok teşekkür ediyorum. Sezon 2 Oyunla Tamamlandı Geçtiğimiz sezona dört oyunla girmeyi planlamıştık. Ancak oynadığımız “Düğün ya da Davul” ve “Deli Dumrul” oyunlarına çok ciddi bir talep geldi. Birde biz tiyatrocular oyunlarımızı oyuncuya, seyirciye, topluma göre seçeriz. Bazı aksamalar istemeden olabiliyor. Yanı başınızda bir olay yaşanmışsa ona benzer bir oyunla seyirciyi üzmeyi ya da sıkmayı istemeyiz. O anda onları neşelendirmemiz gerekir. Geçtiğimiz sezon “ Düğün yada Davul” insanları güldürürken, “Deli Dumrul” da hem güldürdü hem duygulandırdı. Troyalı Kadınlarla Merhaba… Yeni Sezona Jean Paul Sartre’nin yazdığı ve Troya savaşı ardından kadınların yaşadığı trajediyi anlatan “Troyalı Kadınlar” adlı oyunla gireceğiz. Sezona dört oyunla girmeyi planladık. Bunların arasına geçen sezon oynadığımız “ Deli Dumrul” ve “Düğün ya da Davul” oyunlarını da serpiştireceğiz. Bu yıl tiyatroseverler çok keyifli oyunlar izleyecek. Hem gülecekler, hem düşünecekler hem de zaman zaman duygusal anlar yaşayacaklar. Onlara çok güzel sürprizlerimiz olacak. Tiyatro Bir Aşktır Son yıllarda Devlet Tiyatrolarından çok önemli yıldızlar çıktı. Nice sanatçılar yetişti, nice oyuncular büyüdü ve bizlere ilham perisi oldu. Çok önemli bir okuldur. Türkiye’de çok iyi tiyatrocular var. Trabzon’da da son yıllarda bunun meyvelerini görüyoruz. Çeşitli sinema ve dizilerde oynayan oyuncu arkadaşlarımız oldu. Bunların devamı mutlaka gelecektir. Bizler burada Trabzon seyircisini mutlu etmek için varız. Ve elimizden ne geliyorsa yapacağız. Ama onlarda bizleri her zaman destekleyecekler. Bu güne kadar desteklerini hiç esirgemediler böyle devam etsinler. Tiyatroda en kolay iş ezberdir. Zor olan canlandırmadır. Orada yetenek ortaya çıkar. Bana sinemamı? Tiyatro mu diye sorsanız elbetteki tiyatro derim. Çünkü o bir sevda, tarifi yapılamayacak bir tutku. Sinemaya asla hayır demiyorum. Elbette o da çok güzeldir ben hiç oynamadım ama sinema başka bir şey. Tiyatro anında birebir yaşanır. Onu yaşamayan da bilemez. Düğün Ya Da Davul Bir İlki Yaşattı Geçtiğimiz sezon oynadığımız “Düğün yada Davul” oyunu Dünyada bir ilki gerçekleştirdi. Bakın Türkiye’de demiyorum Dünyada diyorum. Devlet Tiyatrolarının Vagon Sahne Projesi’nde bizim oyunumuz seçildi ve Yozgat-Yerköy, Kayseri, Kayseri-Karözü, Sivas, Malatya, Elazığ, Muş ve Tatvan’da oyun molaları vererek “Vagon Tiyatro” turnesi yapıldı. Tren garlarında halka ücretsiz olarak bu oyunu oynadık. Bunu dünyada ilk kez biz Trabzon Devlet Tiyatrosu oyuncuları gerçekleştirdi. Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü bunu önümüzdeki yıllarda Avrupa’ya da yaymayı düşünüyor. Belki de bu tren tüm dünyaya açılacak Türkiye sınırlarının dışında oyunumuzu tüm Avrupaya oynayacağız. Bu bizim için gerçekten bir onurdur. Yetişmiş Bir Seyirci Potansiyelimiz Var Burası sonuçta bir üniversite şehri. Bizim öğrenci arkadaşlarımızdan çok izleyicimiz var. Ama dört yıl sonra hepsi memleketlerine gidiyor. İster istemez sayıda bir azalma oluyor. Buna rağmen Trabzon’da oturmuş bir seyirciye sahibiz. Bunun yanında Trabzonspor da bizim yanımızda olmuştur her zaman. İnşallah bu sene çok başarılı olurlar gönlümüz daima onlarla olacak. Alınan sonuçlara bakılırsa bu yıl iyi işler yapacaklar gibi görünüyor. Sivaslıyım ama Trabzon’a aşık oldum diyebilirim. Bu kenti çok seviyorum, insanlarını çok seviyorum. Hayatımda ilk kez denizi olan bir yerde yaşıyorum. Doğası muhteşem. Arabamla denizi arkama alıp yaylalara çıktığımda başka bir ruh haline bürünüyorum. Her tarafı cennet gibi. Gönülden bağlıyım bu kente. Tarihi ve turistik yerleri muhteşem. Hiç birini birbirinden ayırt edemem haksızlık olur çünkü. Denizi sayesinde balık tutkunu oldum. Yemeklerine bilhassa yöresel yemeklerine bayılıyorum. Bir tek şikâyetçi olduğum konu ise insanı bunaltan nemi. O da olmasa var ya… Trabzonlu tiyatroseverler 20 yıl boyunca bizleri hiç yalnız bırakmadı. Onlara çok teşekkür ediyorum. Ancak bu ciddi seyirci kaybını hep birlikte önlemeliyiz. Her zaman arkamızda olsunlar. Onlar bizim en büyük itici gücümüz. Kapımız ve perdemiz onlara her zaman açıktır. Bu yıl inşallah hep birlikte güzel oyunlar izleyeceğiz. kaynak: Taka Gazetesi
|
|||||||||||||||
|
|||||||||||||||