Trabzon Sanat Portali
  Kategoriler
 
RESİM
HEYKEL
MÜZİK
TİYATRO
FOTOĞRAF
KARİKATÜR
EDEBİYAT
FOLKLOR
EL SANATLARI
AYIN KONUĞU
SANAL SERGİ
HABERLER
  Duyuru ve Etkinlikler
 
 
   
 
   
 
   
 
   
" Trabzon Sanat " AYIN KONUĞU
     


AYIN KONUĞU ::

SÜLEYMAN SAİM TEKCAN / www.suleymansaimtekcan.com

Biyografi











1940 Trabzon` da doğdu. Gazi Eğitim Enstitüsü Lisans Diploması. Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Yüksek  Lisans. Mimar Sinan Üniversitesi Sanatta Yeterlilik.

1968-75 Atatürk Eğitim Fakültesi` nde öğretim üyeliği.

1970-71 Almanya` da baskı eğitimi üzerine araştırma.

1975 Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi` nde öğretim üyeliği.

1985 Profesörlük unvanı, Grafik Anasanat Dalı Başkanlığı görevi.

1994-95 Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanlık görevi, aynı fakültenin Grafik Bölüm Başkanlığı görevi.

1996 Büyükada` da kurulan Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Kurucu Dekanlığı.

2004 İMOGA - İstanbul Grafik Sanatlar Müzesi Kurucu Yönetim Kurulu Başkanlığı.

Kurduğu Atölyeler

İstanbul Atatürk Eğitim Fakültesi Gravür, Litografi, Serigrafi Atölyeleri,
İstanbul Teknik Üniversitesi Gravür, Serigrafi Atölyeleri,
İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Gravür, Serigrafi Atölyeleri,
Çamlıca Sanat Evi Gravür, Serigrafi, Litografi, Özgün Baskı Atölyeleri


Video Belgesel / Hazırlayan Selman UZUN

 

Ödülleri

1993 Sanat Kurumu Yılın Sanatçısı Ödülü
1992 Devlet Özgün Baskı Sergisi İkincilik Ödülü
1988 49. Devlet Resim ve Heykel Sergisi Özgün Baskı Dalında Üçüncülük Ödülü
1986 Türkiye Asya-Avrupa Bienali Özgün Baskı Dalında Başbakanlık Dostluk ve Barış Ödülü
1986 Bangladesh Asya Bienali Özgün Baskı Dalında Büyük Ödül
1985 Viking Kağıt Sanayi Baskı Resim Yarış. Başarı Ödülü
1982 Resim ve Heykel Müzeleri Derneği Günümüz Sanatçıları Baskı Ödülü

Sergileri

2008 Almelek Sanat Galerisi, İstanbul
2007 "Contemporary İstanbul", Teksin Sanat Galerisi, Lütfi Kırdar Kong.ve Ser.Sarayı, İstanbul
2007 Beşiktaş Çağdaş Sanat Galerisi, Artİstanbul 2007, İstanbul
2005 Ulusal Sanat Klübü, New York, ABD
2004 Meridian Foundation, Washington, ABD
2003 Cream Art Sanat Galerisi, İstanbul
2002 Kare Sanat Galerisi, İstanbul
2001 Vakko Sanat Galerisi, İzmir
2000 Artisan Sanat Galerisi, İstanbul
2000 Siyah Beyaz Sanat Galerisi, Ankara
2000 Galeri Selvin, Ankara
1998 Tolga Eti Sanat Galerisi, İstanbul
1998 Siyah Beyaz Sanat Galerisi, Ankara
1997 Ayvalık Sanat Galerisi, İzmir
1997 Orkun Ozan Sanat Galerisi, Antalya
1995 Milli Reasürans San. Gal., 35. Yıl Retrospektif Sergi, İst.
1993 Artisan Sanat Galerisi, İstanbul
1993 İş Bankası Parmakkapı Sanat Galerisi, İstanbul
1992 Armoni Sanat Galerisi, Ankara
1992 Ex-clusive Sanat Galerisi, İstanbul
1991 Özgün Baskı Resim Sergisi, Bonn, Almanya
1990 Özgün Baskı Resim Sergisi, Bayreuth, Alma
1990 Teşvikiye Sanat Galerisi, İstanbul
1990 Özgün Baskı Resim Sergisi, Bastia Film Fest

Çalışmalarından Bazıları

               
               


Süleyman Saim Tekcan Retrospektifi
 
Süleyman Saim Tekcan 1970’li yıllarda Trabzon folklorundan esinlenen ve Anadolu kadınını ve çocuklarını konu alan figüratif çalışmalarla sanat serüvenine başlamıştır.
 1970'li yıllar Türkiye'de yaşamın her alanını etkileyen, farklı ideolojik yapıların çatışmasından doğan bir karmaşanın yaşandığı bir dönem olmuştur. Siyasi ve toplumsal plandaki gerginlikler kültür ortamını, dolayısıyla sanatçıları ve onların düşünce biçimlerini derinden etkilemiştir. 1970'ler boyunca "ulusallık  evrensellik", "yerel kültür  evrensel kültür" tartışma konuları olarak gündeme gelmiştir.

 Siyasetin gündelik yaşamla iç içe girmesi sanatçıların daha somut figüratif ifadelere yönelmelerine, dolayısıyla 1960'lardan beri süren soyut anlatımdan bir süre için uzaklaşmalarına yol açmıştır. Ayrıca sanat yapıtının daha geniş kesimler tarafından anlaşılır olması ve yaygınlaştırılması da tartışılan konular arasında yer almaktadır. Süleyman Saim Tekcan’ın 1970'lerde Trabzon folklorundan ve Karadeniz oyunlarından esinlenerek gerçekleştirdiği desen (01) ve linolyumlar, 1974 tarihli sulu boya Baştacı Oğullar (02), 1978 tarihli yağlı boya Analar ve Oğullar (03) adlı yapıtları dönemin etkilerini taşıyan ve farklı tekniklerle oluşturulmuş çalışmalardır. Sanatçının ileriki yıllarda yapacağı resimlerinde de izlenecek olan anıtsallık endişesi ve merkezi kompozisyon anlayışı bu yapıtlar için de geçerlidir.

Tekcan yoğun sanatsal üretimiyle, eğitimciliğiyle ve Türkiye’de özgün baskı resmin gelişimine katkılarıyla Türk sanat ortamında önemli yere sahip bir sanatçıdır.
Bugün 45 yıllık sanat yaşamını ardında bırakan Süleyman Saim Tekcan belleklerde özgün baskılarıyla yer etmiş olmasına karşın bu uzun sanatsal yaratım sürecinde desen, yağlı boya, suluboya ve bronz heykeller yapmıştır. Süleyman Saim Tekcan çalışmalarında deneye öncelik tanıyan bir sanatçıdır ve özgün baskı alanında kendine özgü bir teknik geliştirmiştir.

Sanatçı yapıtlarına yaşadığı çevreden, doğadan, Anadolu uygarlıklarından ve Osmanlı sanatından kaynaklanan biçimlerle bir kimlik kazandırmış, ancak onları evrensel sanat ölçütleri içinde ifade etmiştir.
Çocukluk yılları Karadeniz’de Trabzon’da geçen sanatçı 1958-1961 yılları arasında Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Resim Bölümü’nde öğrenci olur. Burada Refik Epikman, Şinasi Barutcu, Veysel Erüstün gibi hocalardan ders alır. Süleyman Saim Tekcan devletin tanıdığı olanaklarla tiyatro, müzik, spor ve sanat alanlarında çeşitli imkânlar sunan bu kurumda sanatla iç içe yaşar, estetik bilgilerin yanı sıra gelecekte onun için çok önemli olan malzemeyi tanımayı ve kullanmayı, emeğin ve becerinin sanat yapıtının oluşumuna katkısını öğrenir. Onun mükemmel bir eğitimci olmasında kuşkusuz Eğitim Enstitüsü’nün payı büyüktür.

Sanatçı 1968-1975 yılları arasında İstanbul Atatürk Eğitim Enstitüsü’nde, 1975-1998 yıllarında Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde eğitimciliği yanında dekanlık ve bölüm başkanlığı gibi idari görevleri de sürdüren sanatçı bu kurumlarda gravür, litografi ve serigrafi atölyeleri kurmuştur.
1970-1971 yıllarında Almanya’da Münih Akademisi başta olmak üzere bir çok sanat kurumunda özgün baskı ve özgün baskı eğitimi üzerine yaptığı çalışmalar sanatçının gerek eğitimciliğine gerekse sanatına yeni bir katkı getirir.

1970'li yıllarda Türkiye'de özgün baskı diğer sanat dalları yanında ağırlığını daha fazla hissettirdiği ve önem kazandığı bir döneme girmiştir. Bu dönemde Süleyman Saim Tekcan ilk baskı atölyesini 1974 yılında Kuyubaşı Aralık Sokak'ta kurarak, kendi baskılarını üretmeye başlamıştır. Bu atölyeyi ilk kurduğunda, Tekcan sadece kendi gravür ve serigrafi çoğaltmalarını yapmayı amaçlamış ve atölyenin gravür presi, serigrafi makinesi ve kurutma rafları gibi tüm makine donanımını, Almanya'dan getirdiği örnek projeleri uygulayarak kendisi yapmıştır. Türkiye'de özgün baskı üretimi için gerekli donanımın olmadığı bir dönemde, kendi tasarladığı preslerle baskı üretimine geçen atölyesini diğer sanatçılara da açmıştır.

Atölyenin ilk özgün baskı yapan sanatçısı Nurullah Berk olmuştur. Daha sonra sırasıyla Gündüz Gölönü, Ferruh Başağa, Neşet Günal baskılarını gerçekleştirmişlerdir. Atölye 1974'ten 1977'nin ikinci yarısına kadar çalışmalarını Kuyubaşı’nda sürdürmüştür. Ancak daha geniş bir mekâna ihtiyaç duyulmuş ve atölye 1977 Haziranında Söğütlüçeşme Derici Zeynel Sokak'taki yerine taşınmıştır. Burası kısa zamanda sadece bir baskı atölyesi olmaktan çıkıp, sıcak atmosferi ile sanatçıların uğrak yeri olan, sanat sohbetleri ile dolu bir buluşma mekânı haline gelmiştir. Cihat Burak, Avni Arbaş, Emin Barın, Nedim Günsur, Elif Naci, Zühtü Müridoğlu, Semih Balcıoğlu, Ali Teoman Germaner, Devrim Erbil, Mehmet Güleryüz, Özer Kabaş, Eren Eyüboğlu, Veysel Erüstün gibi sanatçılar bu atölyede bir yandan iş üretmişler, bir yandan da sanatsal sohbet toplantıları yaparak bu özel mekânın oluşmasına katkıda bulunmuşlardır. Atölyenin müdavimleri arasında Şahap Balcıoğlu, Aziz Nesin, Bertan Onaran, Malik Aksel, Turhan Selçuk, Mehmet Ali Aybar, Hamit Kınaytürk gibi isimleri saymak mümkündür.

Siyasi çalkantılar ve sıkıntılarla geçen 1970'lerden sonra 1980'li yıllar Türkiye'de siyasi ve ekonomik açıdan olduğu kadar sanat ve sanatçı açısından da bir dönüm noktası olmuştur. 1970'lerde daha çok toplumsal konulara yönelen ve içine kapanan sanat ortamı, 1980'lerde dış dünya ile daha yakın iletişime geçmiş, sanatçılar yapıtlarını yavaş yavaş Türkiye dışındaki ortamlarda da gösterme olanağını bulmuşlardır. Bu ilişkiler Türk sanatçısının çağdaş sanat ortamındaki yerini ve kimlik sorununu gündeme getirmiştir. Geçmiş yıllarda sanatçının Batıdan etkilenmesi ve hatta bazı yeni akımları ülkeye getirmesi beklenirken, 1980'lerde kimlik ve özgünlük sanatçıların üzerinde düşündüğü başlıca konular olmuştur. Bu amaçla eski Anadolu uygarlıkları ve yeni bir yaklaşım olarak Osmanlı sanatı sanatçıların ilgi alanına girmiş, pek çok sanatçının araştırdığı ve yararlandığı bir kaynak olmuştur.

Yalın geometrik kurgusuyla mimari, zengin renk ve kompozisyon düzeniyle minyatür, dinamik çizgileriyle hat sanatı sanatçılara yeni yaratı olanakları sağlamıştır. Adnan Çoker, Erol Akyavaş, Burhan Doğançay, Ergin İnan gibi sanatçılar yapıtlarında bazen yalın soyut ifadelere varırken bazen de alışılmışın dışında bir figürasyona ve eski yazıya yer vermişlerdir.
1980-1987 yılları arasında Söğütlüçeşme'deki atölyede Elif Naci, Nurullah Berk, Cihat Burak, Veysel Erüstün, Ergin İnan, Erol Akyavaş gibi sanatçılar baskılarını gerçekleştirmek için toplanırlar. Sanat sorunları üzerine yapılan sohbetlerin başlıca konusu çağdaş Türk sanatının nasıl olması gereği üzerinedir.
Süleyman Saim Tekcan "Erol Akyavaş bizim atölyede yapılan minyatür çalışmaları döneminde gelip, çalışan bir sanatçıydı. İç mekân resimleri yapıyordu, tuğlalar ve iç mekân görüntülerinin yer aldığı bir çok resim vardı ki bizde yaptığı baskılar da bunun kanıtıdır. Ondan sonraki dönemlerde Ergin İnan atölyede çalışıyordu. Bu ortamdan ben de etkilendim." diyerek o yılların atölye deneyimlerine, sanatçıların ortak düşüncelerine değinmektedir. Süleyman

Saim Tekcan'ın gerçekleştirdiği "Uygarlıklar" ve "Atlar ve Hatlar" gibi serileri bu dönemin düşüncelerinden etkilenen, bu görüşleri paylaşan ve yansıtan örneklerdir.
Süleyman Saim Tekcan, daha gelişmiş imkânlara sahip bir diğer atölyeyi 1984 yılında tamamlamış ve aynı yılın 13 Ekim günü Artess Çamlıca Sanat Evi adıyla açmıştır.
Burası litografi, serigrafi ve gravür gibi baskı tekniklerinin tümünü içeren, modern bir atölyede olması gereken tüm imkânları barındırmıştır. Bu arada geniş galerileri, büyük bir baskı arşivi, kütüphanesi ve misafirhanesi ile uluslararası boyutlarda örnek bir baskı atölyesi yapısına kavuşmuştur.
İMOGA (İstanbul Grafik Sanatlar Müzesi) adıyla 2004 yılında kurulan müzede özgün baskı tekniklerinin tümünü içeren ve Türk sanatının da en büyük ustalarının çalışmalarından oluşan koleksiyonu sergilenmekte ve baskı çalışmaları sürdürülmektedir.
     
   
 
 
Kullanım Sözleşmesi l Www.Trabzonsanat.Com  "TRABZON'UN SANAT PORTALİ" Web Dizayn SU Vizyon® l 2007